25 Haziran 2009 Perşembe

my oh my!


placebo konserinden az önce geldim eve.. 
ayaklarımda sızı, kulaklarımda tını..
döktürdü ibişler.. lakin molko'ya bir çift lafım olacak!
brian, 
lütfen,
hazır buralardayken git bizim kazancı'daki berber orhana,
o pisbaşını bi hale yola soktur!
öte yandan kadro değişmiş, steve hewitt yerine bi robot gelmiş, insan değil o dayı yani..  öle bi performans ancak öle sağlam bi vücutta olur, buna inandık, iman ettik.. bu arada bu arkadaş (evet ismini bilmiyorum, ayıyım, araştırmadım da) brian molko'nun da "yeni davulcusu" imiş söylentilere göre.. ona da sesleneyim bari imkan bulmuşken!
davulcu dayı,
lütfen,
hazır buralardayken bize de uğra,
bizim halılar dövülecek, bi el at!
ps: konserde giydiğin şortlan ayakkabıları giy, kafi... 

evet dostlar.. playlist de süferdi, iki bis yaptılar, genellikle yeni albüm ağırlıklı çaldılar. ama black eyed, special k, special needs, song to say goodbye, meds gibi artık klasikleşmiş eserleri de seslendirdiler. ben yeni albümü almadıydım, placebo'ya "teenage oldu lan bunlar iyice.." dediğim andan beri soğuduydum bi kendilerine.. ama bu akşamki konserde farkettim ki, özlemişim lan! placebo'yu ve bana hatırlattığı, artık mazide kalan gençlik yıllarımı, anılarımı, ibişlik ve şapşallıklarımı.. bi kaç video çektik, foto da var, ama şimdi çok uykum geldiği için yükleyemiyciim. molko'nun en güzel hallerinden biriyle yetinelim şimdilik.. esen kalın!

edit: aklıma üniversite birinci sınıftayken placebo'nun türkiye'ye ilk geldiği ve doğal olarak benim ilk izlediğim placebo konseri geldi lan! hilton conv. centre'daydı konser. bi sürü leş teenage bozması olarak toplanmıştık bi avuç insan minnacık toplantı salonuna. halılara sigara ve bira şişesi atmalar falan.. e malum, toplantı salonu lan, yerler duvardan duvara halı kaplı!! zaten bi avuç paçozuz, brian iki adım ötemizde, sahne görünümlü döt kadar bi yükselti üzerinde şarkı sölüyor! kalabalık, oldschool placebo şarkılarına geçildiğinde sahne önüne geçerken, black market music (o zamanki yeni albüm) ten çalmaya başlandığında "pff.. popoş bu be" tavrıyla arkalara ilerliyor, grubu piç gibi yalnız bırakıyor sahne önü kitlesi, tavır koyuyor. herkes zurna, herkes punk, herkes yeniyetme, herkes andırgraand, herkes bi bok.. asıl bomba: ön grup mor ve ötesi! yuhalanıyor harun ve saireleri "tdahaağğ mutdluaaa olımaaağmm" diye böğürürken mor gitarnarıynan. başları eğik, mazlum mazlum iniyorlar sahneden. bis mis yok. ağzı bozuk kitle "fuck me molkooğğ" ya da "çıkın lan dışarı" nidalarıyla çağırıyor grubu bise. ara falan veriyorlar, ben üni.'den hoşlandığım elemanla burun buruna geliyorum, çocuk "naber?" diyor, ben hoşlanıyorum ya, görmezden geliyorum. ertesi gün okulda kırmızı suratla çocuktan kaçıyorum köşe bucak.. benim sırt çantasını salonun en dibinde sıralanmış iki üç basamaktan müteşekkil "tribün" e bırakıyoruz, "tribün" de in cin top seyirtmekte çünkü.. adamlara stadyum tadını vermek istemiş besbelli hilton yetkilileri naçizane ama ne fayda.. belediyelerin meydanlardan açıklama yapacakları zaman kurdurdukları metal basamaklardan iki üç tane üst üste koymuşlar, al sana ali sami yen! neyse konser bitiyor, ben sırt çantama koşuyorum (çanta da çanta ha, eastpak takmışız sırta daha gıcır, peygamber gibi hürmet ediyorum), bir bakıyorum çanta yok, güven erkin erkal hala sağ! deli gibi saldırıyorum ortalığa, çanta da çanta diye bağıra çağıra, güven erkin erkal esniyor. en sonunda "abi" diyorum, "güven abi" diyorum, bi çanta gördün mü buralarda, şu şekil, bu renk?", güven erkin erkal nurlu dötünü kaldırıp, altından benim çantayı çıkarıyor ve "bu mu?" diyor, üzerine titrediğim eastpak'in üstünde oturmuş olduğuna aldırış etmeden, "senin çanta bu mu?" o an dünya kıpkırmızı oluyor, lakin eve bir adet konser afişiynen dönüyorum, hem de orijinal, hem de malesef buruşmuş eastpak'imin içinde. ya.. bu da böyle bir anı dünyası işte..

2 yorum:

güven erkin dedi ki...

o zaman çantanı ortalarda bırakıp ne geziyorsun salonun içinde şaşkın :)

(ben de eastpak kullanıyorum... sağlam ve kullanışlı)

güven

RanaR dedi ki...

oha ben bunu yeni görüyorum ahaha süpermiş
sert kalın abi! :)